Türkçe Paragraf Soruları Test 4

Bu testimizde kısa paragraf soruları, paragraf soruları ve çözümleri, paragraf soruları kpss, paragraf test çöz, paragraf ile ilgili test indir gibi konuları ele alacağız.

PARAGRAFTA ANLAM İLE İLGİLİ TEST SORULARI 1

 

1.     Böyle olmasaydı, bütün eski şiirleri yok saymak gerekirdi. Gerçi yeni kuşaklar eskiler gibi yazmazlar; ama onların yazdıklarıyla beslenirler, onların yazdıklarında yararlanacak çok şey bulurlar.

Düşüncenin akışına göre bu parçanın başına aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Her şiir işlediği konuya ve işleyiş biçimine göre değerlendirilir.

B) Kimi ozanlar çağdaşlarından çok farklı bir yol izler.

C) Her şair, şiirinde kendi duygu ve düşüncelerini anlatır.

D) Şiirde değişen değerlerin yanı sıra değişmeyen değerlerde vardır.

E) Her şiir insanı ve insana ait duyguları anlatır.

 

2. İki tür popüler öykü vardır. Birincisi "kaçış öyküleri"dir, gerçeklerden kaçmamızı sağlar. İkincisi ise "içinde kendimizi bulduğumuz" öykülerdir. Okuduğumuzda "İşte aynı ben." deriz. İşte benim öykülerim bu tarzdır. Bu öykülerimi okuyan İrlandalı bir kadın, sorun yaşadığı ailesini bırakıp İngiltere'ye gitmeye karar vermiş. Ailesi, orada tanıdığı hiç kimse olmadığını söyleyince bir kitabımdaki iki karakterin adını vermiş, onları görmeye gideceğim, demiş. Sanırım başarım, yarattığım tiplerin bu niteliğinden kaynaklanıyor.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Meğer kadın onların gerçekten var olduğunu sanıyormuş.

B) Anladım ki kadın, benim seslenmeyi amaçladığım türden bir okur değilmiş.

C) Demek ki kadın mutluluğu yakalayamamış biridir.

D) Kadın özgürlüğü seven, başına buyruk biriymiş.

E) Anlaşılan, okur kitlemi belirlerken bir hata yapmışım.

 

3. Karanlık kış gecelerinde burnumu cama dayayıp bozacının gelişini biraz da korkuyla seyrettiğimi hatırlarım. Yazın ise "Domates, patlıcaaan!" sesine aldırmaz, "Dondurma kaymaaak!"ın peşinden koşardım. El arabasına koyduğu kaynar kazanlarıyla sokak sokak gezen mısırcının yarattığı heyecan da başkaydı. "Çocuğa bir sütlü mısır ..." derdi annem. Yeşil mısır yapraklarına sarılan sıcacık mısır, bol bol tuzlandıktan sonra, minicik elime tutuşturulurdu. Tabii bir de közde mısırla sinema girişlerinde görüp de "Alalım." diye tutturduğum patlamış mısırlar vardı.

Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Yaşamımızdaki değişimleri gördükçe büyük mutluluk duyuyorum.

B) Çocukluğumun geçtiği  yerleri hala unutamıyorum.

C) Çocukluğumuzda her mevsimin kendine özgü bir kokusu, tadı, hatta sesi vardı.

D) Geçmişin güzelliklerinin günümüze taşınmış olması çok sevindirici.

E) Küçükken tat aldığım şeyleri şimdi nedense tuhaf buluyorum.

 

4. Yazılarında dil ve düşünce aynı amaca hizmet eder. Olgulara, olaylara, düşüncelere bilimsel kuşkuculukla bakar, onları sorgular, eleştirir. Halkı eğitmeye çalışır. Bu yüzden yalın, anlaşılması kolay bir dille yazar. Sözcüklerini özenle seçer. Denemeleri içten bir konuşmaya benzer. Somut yaşamdan düşünceye, düşünceden yaşanmış olana bir mekik gibi gider gelir kalemi.

Bu parçaya göre, sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Yazılarında anlaşılır bir dil kullanır.

B) Bilimsel çevreler için yazmaktan hoşlanır.

C) Düşüncelerini yansıtırken yansız bir tutum içindedir.

D) Düşündüklerini dile getirirken öğretici olmaya çalışır.

E) Anlatımında konuşma havası vardır.

 


5. (I) Küçük bir köy okulunun birinci sınıf öğrencileriydi hepsi de. (II) İçlerinden simsiyah gözlü, kıvırcık saçlı Ayşe, ikide bir parmağını kaldırır, "Öğretmenim kalemimin ucu kırıldı, açar mısın?" diye sorar, yüzü kızararak önüne bakardı. (III) Öteki çocuklar da aynı şeyleri yaparlardı. (IV) Çocukların bu tutumlarının nedenlerinin farkındaydım. (V) Ben, onlar için kusursuz bir örnektim. (VI) Onların ilgi, güler yüz, sevgi belediklerini bilirdim.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?

A)ll

.       B)lll.

C) IV.

D)V.

E) VI.

 

6. (I) Bence çeviride en önemli şey, yazarın dil ve anlatım özelliklerini yansıtmaktır. (II) Bu nedenle üsluba çok dikkat ediyorum. (III) Cümleleri bölmek, kısaltmak, değiştirmek gibi kolay yollara sapmıyorum. (IV) Ne olursa olsun dile kıymamak gerektiğini düşünüyorum. (V) Kimi yapıtlar, sözcüğü sözcüğüne çevrilebiliyor, kimi yapıtlarsa değiştirilmek istiyor. (VI) Aslında çeviride elden geldiğince az değişiklik yapmak, bunu da bir üstünlük olarak görmemek gerekiyor.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A) ll.

B) lll.

C) IV.

D) V.

E) VI.

 

7. Her olayın nedenini arama yaklaşımı çocuklarda doğuştan gelen bir eğilimdir. Ancak çocuklar, anne, baba ve öğretmenlerinin sorulardan rahatsız olduklarını gördükçe bu doğal tutumlarından yavaş yavaş uzaklaşırlar. Yetişkin insanlar olduklarında da hoşlarına gitmeyen bir olayla karşılaşınca, olayların nedenlerini bulup ortadan kaldırma yerine teslimiyetçi bir anlayışla sonuca katlanma yolunu seçerler.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?

A) Çözemediğimiz bu sorun, suskun bir toplum olmamıza yol açar.

B) Değişimi hızlandıracak en önemli etken, bilimsel öğretimdir.

C) Kötü alışkanlıkların kolay kolay değişmeyeceğini herkes bilir.

D) Çok boyutlu bir eğitim programına yer vermek gerekir.

E) İnsanımızın çoğu, geleneksel kültürün etkisi altındadır.

 

8.  199O'lı yıllar... Havaların ısınmaya başladığı ayların birinde Antalya Akseki arasında bir Yörük göçüne tanık olmuştum. Akseki yolu henüz değişmemişti. Dar bir boğazdan bir dere izlenerek geçiliyordu. Koyunların melemeleri deve seslerine at seslerine karışıyordu. Çan sesleri, aşınmaya çalışılan boğazı doldurmuştu. Renkli giysiler giymiş kadınlar sanki kutsal bir görevi yerine getirmenin ciddiyeti içindeydiler. Develerin üzerinde kıl çadırlar, keçeler ve çocuklar vardı.

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

A) Bu görüntü beni çocukluğuma götürdü.

B) Bu yaylaya yapılan bir göçtü.

C) Yörüklerin yaşamı da kentleşmeden etkilendi.

D) Göçü izlerken yıllarca önce gördüğüm bir filmi anımsadım.

E) Torosların eteklerinde renkler ve sesler birbirine karışmıştı.

 

9.Bu sanat adamının, bir masal büyücüsü gibi sihirli değneğini dokundurarak, nice harap olmuş tarihsel yapıyı eski görkemine nasıl kavuşturduğuna tanık oldum. Yeniden can verdiği bu yapıları gördükçe bunca olumsuzluğa karşın yine de dünyanın yaşanmaya değer olduğunu düşünürüm. Yeşil Ev'in bahçesindeki tek parça mermerden yapılmış havuzun fıskiyesinden suyun sesini dinlerken hafiften çalan klasik müzik eşliğindeki kuş sesleri arasında kendimden geçerim.

Bu parçada sözü edilen sanat adamıyla ilgili olarak, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Eski yapıların onarımında ustalık gösterdiği

B) Yeniden düzenlediği mekânlara güzellik kattığı

C) Tarihsel yapılar konusunda bilgisi olduğu

D) Yapıların onarımında mimarlıktaki yeni akımlardan yararlandığı

E) Özgün buluşların insanda yaşama sevinci uyandırdığı

 

10. Şairin daha ilk şiirini okur okumaz ne denli renkli bir hayal dünyasına gireceğinizi Söz veriyorsunuz. Bu renkli hayal dünyasını kurabilmek için yan yana gelmeyecek sözcükleri yan yana getirmiş. Böylece özgün ve ulaşılması oldukça güç bir şiir biçimi yaratmıştır. Öte yandan şairin kendisi de ulaşılması güç bir şeyin peşindedir. Tarihten, zamandan, sözcüklerin sınırlılığından şiir yoluyla sıyrılmak istiyor. Yeni özlemler, yeni düşler içinde, kendini Ve dünyayı aşmanın yolarını bulmaya çalışıyor.

Bu parçada sözü edilen şair ve şiirleri için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Düşseİ öğelere çokça yer verir.

B) Söylemsel yönden yenilikler içerir.

C) Sürekli bir arayış içindedir.

D) Etkileyici bir dokusu vardır.

E) Söz sanatları ağır basar.

 

11. Yazar bu yapıtında, yüreklere dokunan, yüreklerdeki telleri titreştiren bir tutum takınıyor. Sözcükleri seçerken kılı kırk yarıyor. Söyleyiş ve biçim açısından yapıta kendi damgasını vuruyor. Sözcüklerin uzak V9 yakın anlamlarından ustaca yararlanıyor. Bu da anlam ve anlatım bakımından yapıtına yoğunluk kazandırıyor. Bu yoğunluk kimi yerlerde benzetmeler, karşılaştırmalarla somutlaştırılıyor.

Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Yapıtını, okuru etkileyecek bir biçimde oluşturduğu

B) Herkesin anlayabileceği yalın bir anlatımının olduğu

C) Anlatımında çeşitli yöntemlerden yararlandığı

D) Dili başarılı bir biçimde kullandığı

E) Çalışmalarında çok titiz davrandığı

 

12. Genellikle sabah erken kalkıp yazıyorum kitaplarımı. Mutlaka şöyle bir ortamda yazarım, diye bir düşüncem yok. Ama her gün, iki elim kanda bile olsa masanın başına oturuyorum. Çünkü yazmanın en iyi yolu bir an önce yazmaya başlamak. Sloganım şu: "Düşünme, yaz!" Yazmaya başlayınca düşünce geliyor zaten.

Bu parçada sözü edilen sanatçının hangi özelliğine değinilmemiştir?

A) İlginç konuları işleme

B) Daha çok belirli saatlerde yazma

C) Çalışma koşullarını önemsememe

D) Yazacaklarını bir an önce kâğıda dökmek isteme

E) Yazmayı bir tutku haline getirme

 

13. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?

A) Yüzyılımızın insanı bir buhranın içindedir.

B) Böylelikle alternatif çözümler sunulabilir.

C) Bununla birlikte yeni sorunlar da çıkacaktır.

D) Her zaman olduğu gibi bu defa da bu sorun çözülemedi.

E) Dilin bu işlevinden kimse haberdar değil.

 

14. Elde edilen bunca şeye, sanayi ülkelerindeki bunca ilerlemeye rağmen refah toplumları bolluktan yana bu kadar yüksek olmalarına karşılık bir noktada güçsüz kaldılar; huzur ve mutluluk. Bir bunalım, bir sıkıntı almış başını gidiyor. Bütün yaldızlı haline rağmen hayat anlamını yitirmiştir. Anlaşılmaz bir korku insanlığı pençesine geçirmiş.

Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle sürdürülemez?

A) Ruhsal hastalıklar çoğalmış; intiharlar artmıştır.

B) Bu insan her şartta mutlu olmayı öğrenmiştir.

C) İnsan, kalabalıklar içinde yalnızlaşmıştır.

D) Teknolojinin   olumsuz sonuçları bunlarla sınırlı değildir.

E) Modern   hayatın   insanlığa   mutluluk  getirdiği söylenemez.

 

15. En iyi biyografiler, akademik bir disiplin içinde; fakat edebi bir duyarlılık ve üslupla yazılmış olanlardır. Hele bir de roman gibi kurgulanmışsa ne ala! Biyografi yazarı güçlü bir özdeşim kurma kabiliyetine sahip olmalı, hayatını anlattığı şahsın ruhuna nüfuz etmeli, beyninin kıvrımlarında dolaşmalı, hatta mahremiyetine girmelidir.

Bu parçadan biyografi yazarı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Biyografi yazarı hayatını anlattığı şahsın olaylar karşısında ne düşündüğünü bilmelidir.

B) Biyografi yazarı tarihi olayları sıralayandan çok belli bir tarzla harmanlayandır.

C) Biyografi yazarı hayatını anlattığı şahsı mutlaka yakından tanımak zorundadır.

D) Anlattığı şahsın özel hayatı biyografi yazarı için kaçılan değil üzerine gidilen bir konu olmalıdır.

E) Biyografi, yazarı titizlikle inceler, roman yazıyormuş gibi aktarırsa daha başarılı olur.

 

16... onlardan hep ağır, oturaklı kişiler olmalarını istemiştir. Sanki öyle davranınca saygın olunacakmış gibi! Bir çocuk, öğreniminin ancak ilk yıllarında gülebilir. Daha büyük sınıflarda hiç gülebilir mi? Adı hemen "Sırıtık çıkar. İş yaşamında müdür memura gülmez; memur vatandaşa gülmez. Neden bu asık yüzlülük? Nereden kaynaklanıyor bu gülme korkusu?

Bu parçanın başına, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Kimileri, beğenilen insanların, az gülen insanlar arasından çıktığı görüşünü benimser.

B) Büyükler, küçükleri eleştirip onlardan kendileri gibi düşünmelerini beklerler.

C) Çok gülenlerin, kimi zaman çevresindekileri rahatsız edebileceklerini düşünmeleri gerekir.

D) İnsanlarımızın gülmeye yatkınlığı vardır; ama buna sürekli engel olunmuştur.

E) Toplumumuzda, genellikle, ağırbaşlı kişiler öne çıkmıştır.

 

17. Yazın değeri taşıyan bir roman, bir öykü, bir oyun, yaşam çevremizi genişletir; İçinde bulunduğumuz

gerçek dünyanın dışına çıkarır bizi Tam tersine gerçekleri değişik bir gözle görmemizi, olaylara farklı bir açıdan bakmamızı sağlar.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Bu, elbette bir kaçış ya da kendi gerçeklerimizden kopuş değildir.

B) iç gerilimlerimizden, sıkıntı ve bunalımlarımızdan büyük ölçüde kurtarır.

C) Okuma, insanı her türlü tutkudan kurtararak özgürleştirir.

D) Okuyan bir kişi, bütün bilgi eksiklerini giderebilir.

E) Okunan her kitap, iç zenginliğini arttırır, duyguları harekete geçirir.

 

 

 

CEVAP ANAHTARI

 

1D      2A      3C      4B

 

5D      6D      7A      8C      9D      10E

 

11B      12A      13A      14B      15B      16D      17A


Diğer Türkçe Notları, Testleri ve Videolarına Sağdaki Menüden Ulaşabilirsiniz.



İLGİLİ KONULAR
BENZER KONULARI SİTE İÇİNDE ARAYIN








  • SİTE İÇİ ARAMA
  • Kariyerdersleri.com
  • KATEGORİLER
  • HAKKIMIZDA
Kendini sevip saygı duymayan başkalarını da sevip saymaz.
KPSS MATEMATİK KPSS GEOMETRİ KPSS VATANDAŞLIK KPSS TÜRKÇE KPSS TARİH KPSS COĞRAFYA
İNGİLİZCE ALMANCA İTALYANCA KARİYER OYUN BİLGİSAYAR YAZILIM BİLGİSAYAR NETWORK
BİLGİSAYAR DONANIM BİLİŞİM TERİMLERİ CİLT VE CİLT BAKIMI HASTALIKLARIMIZ İNSAN VÜCUDU NEDİR