KPSS Vatandaşlık Soruları Test 3

Bu testimizde vatandaşlık deneme çöz, kpss vatandaşlık soruları ve cevapları, kpss vatandaşlık soruları test, kpss vatandaşlık deneme sınavı indir, kpss vatandaşlık test gibi konuları ele alacağız.

ANAYASA, HUKUK, TOPLUMSAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR, ÖZELLİKLERİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI (3) (VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI, SORU BANKASI)

 

49.  Birleşmiş Milletler Teşkilatı kaç yılında kurulmuştur?

A)  1919               B)  1942                        C)  1945          D)  1950            E)  1952

Çözüm: Birleşmiş Milletler Teşkilâtı,  aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 51 ülkenin katılımıyla 1945’te kurulmuştur. Genel merkezi Cenevre’dedir.

Başlıca organları şunlardır:

·          Genel Kurul

·          Güvenlik Konseyi (konsey 15 üyeden oluşur. Bunlardan ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin daimi üyedir; veto hakları vardır. Diğer 10 üye devlet 2  yıl  için  Genel Kurul  tarafından  seçilir).

·          Ekonomik ve Sosyal Konsey

·          Uluslararası Adalet Divanı (En yüksek adalet organıdır; Lahey Adalet Divanı da denilir)

·          Sekreterya.

Dikkat! I. Dünya Savaşı sonrasında, Wilson İlkeleri doğrultusunda kurulan Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) ile II. Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nı birbirine karıştırmayalım. Milletler Cemiyeti, İngiltere ve Fransa gibi I. Dünya Savaşı galibi devletlerin çıkarları doğrultusunda hareket eden ve II. Dünya Savaşı’nın çıkmasını önleyemeyen bir kuruluş olmaktan öteye geçememiş, varlığı Ekim 1947’de sona ermiştir. Türkiye Musul’u Milletler Cemiyeti’nin yanlı tutumu sonucunda yitirmiştir.

 

50.  Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın aşağıdaki yan  organlarından hangisinin temel amacı dünya üzerindeki mevcut hastalıklarla mücadele etmektir?

A)  ILO                B)  WHO        C)  IMF         D)  FAO         E)  UNESCO

Teşkilatın yan (yardımcı) organları şunlardır:

·          UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim-Bilim ve Kültür Teşkilâtı-1946)

·          UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu-1946)

·          WHO (Dünya Sağlık Örgütü-1946)

·          ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü-1946)

·          FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü-1946)

·          IMF (Uluslararası Para Fonu-1945)

 

51.  Eski uygarlıklardan kalan bazı tarihi eserler ve bazı doğal oluşumlar   insanlığın ortak mirası olarak kabul edilmekte ve uluslararası alanda korunmasına özen gösterilmektedir.

Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın yan kuruluşlarından hangisi bu amaçla oluşturulmuştur?

A)  UNESCO        B)  UNICEF        C)  WHO       D)  IMF         E)  FAO

 

52.  Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın temel kuruluş amacı,  devletlerarası    sorunların barışçı yollardan çözülmesi ve uluslar arası barışın korunmasıdır. Bunun yanında teşkilat, toplumların ve bireylerin haklarının korunması yönünde de çalışmalarda bulunmaktadır.

Aşağıdakilerden hangisi  bu duruma örnek  olabilir?

A)  Teşkilatta beş ülkenin veto hakkının bulunması

B)  İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edilmesi

C)  Güvenlik Konseyi’nin kurulması

D)  Gerekli yerlere barış gücü askerlerinin gönderilmesi

E)  Üye sayısının artması

·          Türkiye, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948 tarihinde açıklanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne 1982 Anayasası’nda yer vermiştir. Ayrıca, Avrupa Konseyi üyesi olarak, konseyin 4 Kasım 1950 tarihinde kabûl ettiği İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye de imza atmış, yine anayasada yer vermiştir.

 

53.  Türkiye, dünya barışına katkıda bulunmak amacıyla, Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na bağlı olarak birçok ülkeye askeri birlik göndermiştir.

Aşağıdakilerden hangisi bu ülkelerden biri değildir?

A)  Kore                                                                         D)  Afganistan

B)  Vietnam                                                  E)  Somali

C)  Bosna-Hersek

 

54.  Türkiye aşağıdaki uluslar arası oluşumlardan hangisine kuruluş  aşamasında katılmıştır?

A)  NATO

B)  Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı

C)  Avrupa Birliği

D)  Birleşmiş Milletler

E)  Avrupa Konseyi

 

55.  Türkiye aşağıdaki uluslar arası kuruluşlardan hangisine üye değildir?

A)  EFTA         B)  IMF        C)  İSEDAK       D)  KEİ         E)  OECD

·          EFTA (Avrupa Serbest Mübadele Birliği).

·          İSEDAK (İslam Konferansı Teşkilâtı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi): İSEDAK, 1981’de İslam Konferansı Örgütü (İKÖ)’nün üç daimi komitesinden biri olarak oluşturulmuştur. Başkanı seçilemediği için 1984’e kadar faaliyete geçememiştir. Aynı yıl Türkiye Cumhurbaşkanı Kenan Evren başkanlığa seçilmiştir. İslam Konferansı Örgütü Genel Sekereterliğine 2004’te 4 yıllığına Ekmelettin İhsanoğlu seçilmiştir.

·          OECD (Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilâtı):

 

56.  Aşağıdaki ülkelerden hangisi NATO üyesi değildir?

A)  Romanya                                               C)  İsviçre                                             E)  İngiltere

B)  Yunanistan                            D) Almanya

·          2005 Yılı itibariyle üyeler: ABD, Kanada, Norveç, Danimarka, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İngiltere, Fransa, Portekiz, İzlanda, İtalya, Türkiye, Yunanistan, Almanya, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya.

 

57.  Aşağıdakilerden  hangisi  insan  haklarının  korunması  için  oluşturulmuş,   yaptırım gücüne sahip uluslar arası kurumlardan biridir?

A)  Anayasa Mahkemesi

B)  İnsan Hakları Derneği

C)  İnsan Hakları Bildirisi

D)  İnsan Hakları Mahkemesi

E)  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi

·          1949’da 10 Batı Avrupa ülkesinin katılımıyla Avrupa Konseyi kurulmuştur. Türkiye aynı yıl başvurmuş, 1950’de katılmıştır. 1954’te Avrupa İnsan Hakları Komisyonu oluşturularak, insan haklarının uluslar arası düzeyde korunması için çalışmalara başlanmıştır. Çalışmaların sonucu olarak, 1959’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kurulmuştur. Türkiye, 1989’da AİHM kararlarına uymayı kabûl ederek mahkemenin yargı yetkisini tanımıştır. 1998’de Avrupa Konseyi’nin bir organı olarak bu günkü halini almıştır).

 

58.  Ülkemizde temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiğini düşünen bir kimse       iç hukuk yollarını tükettikten sonra aşağıdakilerden hangisine         başvurabilir?

A)  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na

B)  Anayasa Mahkemesi’ne

C)  İnsan Hakları Derneği’ne

D)  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne

E)  Avrupa Konseyi’ne

 

59.  Türkiye Avrupa Birliği’ne girişte son aşamaya gelmiştir. Buna rağmen   Türkiye’nin birliğe girişine karşı ciddi bir muhalefet vardır.

Aşağıdakilerden hangisi bu durumun nedenlerinden biri  değildir?

A)  Türkiye’de demokratik sistemde bazı eksikliklerin      olması

B)  Nüfus artış hızının fazla olması

C)  Güçlü bir orduya sahip olması

D)  Türkiye’deki gelir azlığının birliğe yük getireceği endişesi

E) Türkiye’nin ekonomik sorunlarını çözememiş olması

 

60.  Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girişindeki son aşamanın başlangıcıdır?

A)  Katılım müzakerelerinin başlaması

B)  Gümrük Birliği’ne katılması

C)  Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesi

D)  Birliğe katılma için yapılan davetin kabul edilmesi

E)  Avrupa Birliği ülkelerine uygulanan vize işlemlerinin kaldırılması

·          Müzakereler 3 Ekim 2005 tarihinde başlayacaktır.

 

61.  Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin AB üyeliği için yaptığı çalışmalardan değildir?  (2002 KPSS)

A)  1963 Ankara Antlaşması

B)   Türkiye’nin insan haklarını koruyacağını kabul etmesi

C)   İşkenceyi önleyeceğini kabul etmesi

D)  1995’de Gümrük Birliğini kabul etmesi

E)  1948’de Ortak Pazar’a giriş için müracaat etmesi

·          1948’ de Avrupa Birliği henüz kurulmamıştı. Avrupa Birliği’nin kuruluşu 1951’dir  (1952 diyenler de var).Birliğin kurulduğu sıradaki adı, Avrupa Kömür ve Çelik Birliği’dir  (Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg).  1957 Roma Antlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) veya yaygın deyimle Avrupa Ortak Pazarı kurulmuş,  1958’de yürürlüğe girmiştir. Şimdiki adı Avrupa Birliği’dir  (AB).  1 Ocak 1993’te Tek Pazar’a geçmiştir.  Üye sayısı 15’ken 1 Mayıs 2004’te 25’e çıkmıştır. Bulgaristan, Romanya ve Türkiye aday olarak beklemektedirler.   2004’te Makedonya ve Hırvatistan üyelik için başvurmuşlardır.

Avrupa Birliği’nin organları :

1-Avrupa Zirvesi

2-Avrupa Parlamentosu

3-Avrupa Komisyonu

4-Bakanlar Konseyi

5-Adalet Divanı

Türkiye – AB ilişkileri tarihçesi:

·          Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğunun 1958 yılında kurulmasından kısa bir süre sonra Temmuz 1959'da Topluluğa tam üye olmak için başvurmuştur. Tam üyelik başvurumuza o zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu tarafìndan verilen cevapta, Türkiye'nin kalkınma düzeyinin tam üyeliğin gereklerini yerine getirmeye yeterli olmadığı bildirilmiş ve tam üyelik koşulları gerçekleşinceye kadar geçerli olacak bir ortaklık anlaşması imzalanması önerilmiştir.

·          Sözü edilen antlaşma 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara’da imzalanmıştır [Ankara Antlaşması (Ortaklık Antlaşması)]. Anlaşmasının önsözünde, Türk halkının yaşam standardının yükseltilmesi amacıyla Avrupa Ekonomik Topluluğunun sağlayacağı desteğin ilerdeki bir tarihte Türkiye'nin Topluluğa katılmasına yardımcı olacağı belirtilmiştir.

·          13 Kasım 1970 tarihinde imzalanan ve 1973 yılında yürürlüğe giren Katma Protokolde geçiş dönemi başlamış, tarafların üstleneceği yükümlülükler belirlenmiştir.

·          Ülkemiz 1970'li yıllarda içinde bulunduğu ekonomik krizler ve bazı siyasi tercihlerle Katma Protokol'den kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmıştır. O tarihlerde yaygın olan kanaat, AET ile ilişkinin bir çeşit sömürü düzeni kurmakta olduğu, pazarımızı Topluluk ürünlerine açmanın sanayileşmemizi ve kalkınmamızı baltalayacağı, dolayısıyla koruma duvarlarının muhafaza edilmesi gerektiği yolundaydı. Başka bir deyimle, AB ile ortaklık ilişkimizin ve gümrük birliğinin temsil ettiği kalkınma modeli dışarıya açık, bütünleşmeyi öngören bir model iken, 1970'li yılların tamamı boyunca bu modelin tam tersini sembolize eden içe dönük, ithalat ikamesine dayalı politikalar uygulanmıştır. Türkiye kendi yükümlülüklerini yerine getirmemeye ve Toplulukla ilişkilere soğuk bakmaya başlayınca, Topluluk da kendi yükümlülüklerini aksatmaya ve ortaklık ilişkisinin geliştirilmesi istikametinde çaba harcamaktan kaçınmaya başlamıştır. Başlangıçta sadece ekonomik olan sorunlar, 12 Eylül döneminde ve Yunanistan'ın 1980'de Topluluğa tam üye olmasıyla siyasi boyut da kazanmaya başlamıştır. Topluluk-Türkiye ilişkileri dondurulmuş ve mâlî iş birliğine son verilmiştir. Katma Protokolün ise sadece ticârî hükümleri işlemeye devam etmiş, diğer bütün hükümler atıl kalmıştır.

·          1983 yılında Türkiye'de sivil yönetimin yeniden kurulması ve ikdidara gelen liberal Anavatan Partisi’nin 1984 yılından itibaren dışa açılma sürecini başlatması ilişkilerimizi yeniden canlandırmıştır.

·          Türkiye bir yandan 14 Nisan 1987'de AB'ne tam üyelik müracaatında bulunmuş, öte yandan ertelenmiş bulunan gümrük vergileri uyum ve indirim takvimini 1988 yılından itibaren hızlandırılmış bir şekilde yeniden yürürlüğe koymuştur. AB Komisyonu tam üyelik müracaatımıza 1989 yılında verdiği cevapta, Türkiye'nin AB'ne üyelik konusundaki ehliyetini kabul etmekle birlikte, Topluluğun kendi içindeki derinleşme sürecini tamamlanmasına ve gelecek genişlemesine kadar beklenmesini ve bu arada Türkiye ile gümrük birliği sürecinin tamamlanmasını önermiştir.

·          Bu öneri tarafımızdan olumlu değerlendirilmiş ve gümrük birliğinin Katma Protokolde öngörüldüğü şekilde 1995 yılında tamamlanması için gerekli hazırlıklara başlanmıştır. İki yıl süren müzakereler sonunda 5 Mart 1995 tarihinde yapılan Ortaklık Konseyi toplantısında alınan karar uyarınca Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Gümrük Birliği’nin tamamlanmasıyla ülkemiz AB ülkeleriyle uyum yönünde çok önemli bir aşama kat etmiştir.

·          12-13 Aralık 1997 tarihlerinde Lüksemburg'da yapılan Avrupa Birliği Zirvesinde kabul edilen Sonuç Bildirisinin en önemli bölümü genişleme konusuna ayrılmıştır. Lüksemburg  Zirvesi sonrasında varılmış bulunan noktaya bakıldığında Türkiye açısından şu unsurlar göze çarpmaktadır:

-    Türkiye'nin tam üyeliğe ehliyeti bir kez daha teyid edilmiştir.

-   Avrupa Birliği, Türkiye'yi tam üyeliğe hazırlamak için bir strateji saptanmasını kararlaştırmıştır. Bu stratejide, Ankara Antlaşması’nda öngörülmüş bulunan imkanların geliştirilmesi, Gümrük Birliği'nin güçlendirilmesi, mali işbirliği ve mevzuat uyumu gibi unsurlara yer verilmiştir.

- Bunlara karşılık, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin aynı zamanda ülkemizdeki siyasî ve ekonomik reformların sürmesine, Yunanistan ile iyi ve istikrarlı ilişkilere sahip olunmasına ve Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla BM gözetimindeki müzakerelerin desteklenmesine bağlı olduğu vurgulanmıştır.

·          10-11 Aralık 1999  Helsinki Zirvesi’nin   sonuç bildirgesinde Türkiye’nin, diğer aday ülkelerle eşit şartlarda AB’ye aday olması  kabûl edilmiştir.

·          12-13 Aralık 2002 Kopenhag Zirvesi’nde,Türkiye’nin Kopenhag  kriterlerine    uyum    yönünden    kaydettiği   ilerlemelerin  olumlu karşılandığı belirtilmiştir.

·          7- 17 Aralık 2004   Brüksel  Zirvesi’nde  Türkiye’ye    üyelik   için  müzakere tarihi olarak 3 Ekim 2005 verilmiş ancak, 2014’ten önceüye olamayacağı da karara bağlanmıştır.

[Yukarıdaki notlar, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nin resmi web sitesi () ve Dış İşleri Bakanlığı’nın web sayfasından () özetlenerek alınmıştır].

 

62.  Türkiye’de yaşanan her ekonomik krizin ardından olduğu gibi 21 Şubat 2001 ekonomik krizinde de belli koşullarla Türkiye’ye orta ve uzun  vadede kredi sağlayan uluslar arası kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?     (2002 KPSS)

A)  BM                 B)  FAO        C)  UNESCO           D)  BAB            E)  IMF

·          Türkiye, 1945 yılında Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın bir yan kuruluşu olarak oluşturulan IMF(Uluslar arası Para Fonu)’ye 1947’ de üye olmuş (Sınav Komisyonları 1949 da diyebiliyor), 1958’de ilk kez IMF ile bir antlaşma yaparak kredi almıştır. Bundan sonra da hemen her üç yılda bir yeni antlaşma yapmak durumunda kalmıştır. 2001 Şubat Krizi’nden sonra da IMF  ile  yeni  bir  antlaşma yaparak, orta ve uzun vadede krediler almıştır.Türkiye  2005’e IMF’nin ekonomi politikalarını uygulayarak girmiştir.

 

63. 1982 Anayasası’na göre, aşağıdakilerden hangisi bir kimsenin milletvekili    seçilebilmesi için gerekli koşullardan birisidir?  (1999 DMS)

A)  Bir siyasi partiye üye olmak

B)  Aday olacağı seçim çevresinde en az 3 yıldır oturuyor olmak

C)  En az 35 yaşında olmak

D)  Türk vatandaşı olmak

E)   Kamu hizmetinde en az 10 yıldır çalışıyor olmak

Milletvekili seçilme şartları :

·          Türk vatandaşı olmak.

·          30 yaşını doldurmak

·          En az ilkokul mezunu olmak.

·          Askerlik yapmış olmak.

·          Taksirli suçlar hariç toplam 1 yıldan fazla ağır hapis cezası almamış olmak.

·          Yüz kızartıcı suç işlememiş olmak.

·          Kamu görevlileri için görevlerinden istifa etmiş olmak.

Not: İşlenmesinde kasıt olmayan suça Taksirli Suç adı verilir.Trafik kazaları gibi…

 

64.  Ara seçim ne demektir?  (1999 DMS-2004 KPSS)

A)  TBMM’nin,  görev süresi dolmadan erken seçim kararı alması

B)   Milletvekili  genel  seçimleriyle  yerel  seçimlerin aynı  zamanda yapılması

C)   TBMM’de boşalan milletvekillerinin yerine yenilerinin seçilmesi

D)   Seçmenlerin, milletvekillerini seçerek ikinci seçmenlerini seçmesi

E)  Cumhurbaşkanı adaylarından hiç birinin ilk turda gereken çoğunluğu alamaması nedeniyle ikinci tur seçim yapılması TBMM üyeliğinin %5’ i  boşalırsa ara seçime gidilir;  ara seçim :

·    Her seçim döneminde bir kez yapılabilir.

·    Genel seçimin üzerinden 30  ay  geçmedikçe  ve genel seçimlere 1  yıl  kala yapılamaz.

·    Bir ilde hiç üye kalmamışsa 3 ay içinde ara seçim yapılır (Tayip Erdoğan, Siirt  milletvekilleri istifa ettiği için seçilmiştir).

 

65.  1982 Anayasası’na göre aşağıdakilerden hangisi TBMM’nin görevleri             arasında değildir?             (2003 KPSS)

A)  Bakanları denetlemek

B)  Kanunları gerektiğinde değiştirmek

C)  Başbakanı denetlemek

D)  Hükümetin sunduğu bütçeyi görüşmek

E)  Kanunların iptali için yapılan başvuruları görüşmek

·          TBMM, Gensoru, Genel Görüşme, Meclis Araştırması, Meclis Soruşturması gibi yollarla hükümeti, dolayısıyla başbakan ve bakanları denetleyebilir. Kanunları yapmak ve değiştirmek, hükümetin sunduğu bütçeyi kabul etmek de TBMM’nin temel görevleri arasındadır. Kanunların, Kanun Hükmünde kararnamelerin, TBMM İç Tüzüğü’nün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla iptali için yapılan başvurular TBMM tarafından değil, Anayasa Mahkemesi tarafından görüşülerek karara bağlanır (mahkeme, başvuruyu, 5 ay içinde sonuçlandırır). Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açmaya yetkili olanlar şunlardır:

·          Cumhurbaşkanı

·          İktidar ve ana muhalefet partisi meclis grupları

·          TBMM üye tam sayısının en az beşte biri tutarındaki üyeleri

·          İktidarda birden fazla siyasi partinin bulunması halinde (koalisyon hükümeti), iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır

NOT:Olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelere karşı şekil ve esas bakımından iptal davası açılamaz ve mahkemelerde anayasaya aykırılık  iddiası ileri sürülemez.

 

66.  TBMM’nin aşağıdaki bilgi edinme ve denetim yollarından hangisinde               Meclisin kurduğu bir özel komisyon eliyle belli bir konuda bilgi toplayıp              inceleme yapılması söz konusudur?  (2000 DMS)

A)  Soru                                                                                       C)  Gensoru                                         E)  Genel görüşme

B)  Meclis araştırması               D)  Güvenoyu

Soru: Sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere başbakan veya bakanlardan bilgi istenilmesidir.

Genel Görüşme: Toplumu ilgilendiren bir kanunun TBMM genel kurulunda görüşülmesidir.

Meclis Soruşturması: Başbakan  veya  Bakanların  cezai  sorumluluklarının araştırılmasıdır. Başbakanın Yüce Divan(Anayasa Mahkemesi)’a sevki durumunda  hükümet istifa  etmiş  sayılır.

Meclis Araştırması: Belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemedir.

Gensoru: Hükümet  veya  bir  bakanın siyasî sorgulamasıdır.  Gensoru,  en az 20 milletvekili tarafından verilebilir.

 

CEVAP ANAHTARI

49.C  50.B  51.A  52.B  53.B  54.D  55.A  56.C  57.D  58.D  59.C  60.A

61.E  62.E  63.D  64.C  65.E  66.B


Diğer Vatandaşlık Notları, Testleri ve Videolarına Sağdaki Menüden Ulaşabilirsiniz.



İLGİLİ KONULAR
BENZER KONULARI SİTE İÇİNDE ARAYIN





Vatandaşlık ile ilgili bölümümüzde yayınlanan içerik yayınlanma tarihinden sonra bazı değişmiş veriler içerebilir.Bundan dolayı kariyerdersleri.com olarak sorumluluk almayız.





  • SİTE İÇİ ARAMA
  • Kariyerdersleri.com
  • KATEGORİLER
  • HAKKIMIZDA
Kendini sevip saygı duymayan başkalarını da sevip saymaz.
KPSS MATEMATİK KPSS GEOMETRİ KPSS VATANDAŞLIK KPSS TÜRKÇE KPSS TARİH KPSS COĞRAFYA
İNGİLİZCE ALMANCA İTALYANCA KARİYER OYUN BİLGİSAYAR YAZILIM BİLGİSAYAR NETWORK
BİLGİSAYAR DONANIM BİLİŞİM TERİMLERİ CİLT VE CİLT BAKIMI HASTALIKLARIMIZ İNSAN VÜCUDU NEDİR