Arıcılık, Arı Yetiştiriciliği


Bu makalemizde arıcılık nedir, arı yetiştiriciliği, arı yetiştiriciliği nasıl yapılır, arı yetiştiriciliğine nasıl başlanır, arıcılık hakkında bilgi gibi konuları ele alacağız.

Arıcılık, balarısı kolonilerinin beslenmesi ve bakımı ile arı ürünleri elde edilerek zirai kazanç sağlanan meslektir. Bu işi yapanlara arıcı denir. Arıcılıkta en çok bal üretimi hedeflenir. Bunun yanında balmumu, polen, arı sütü, arı zehiri ve propolis gibi arı ürünleri elde edilebilir.

Arı kolonilerinin tutulduğu ahşap vb. malzemeden yapılmış kutulara "Arı kovanı" denilir.

Arıcılık genellikle "arılık" denilen, coğrafi konumu ve ekolojisi bu işe uygun yerlerde yapılır. Eğer arı kolonileri bütün yıl aynı arılıkta tutularak bakımları yapılırsa buna "sabit arılıcılık" denir. Eğer arı kolonileri bal toplanma ayları olan yaz aylarında, daha çok çiçek bulunduran ve daha uygun ekolojiye sahip yayla gibi bölgelere taşınırsa buna da "seyyar arıcılık" denir.

Arıcılık Tarihi

Arıcılığın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İspanya'nın Valensiya şehrinde bir mağarada 1919 yılında bulunan duvar resimlerinde arıcı tasvirine rastlanmıştır. Bu tasvirler arıcılığın yaklaşık olarak 15,000 yıllık geçmişi olduğunu göstermektedir. Son yıllarda Mısır'da firavun mezarlarında yapılan araştırmalarda 3200 yıllık kurumuş bala rastlanmıştır. Okunan tabletler eski Mısırlıların 4000 yıl öncesinden beri balı besin, ilaç ve dini amaçlarla kullandıklarını göstermektedir. M.ö 3000 yıllarında mezopotamya'da yaşayan Sümerlerinde balı ilaç olarak kabul ettikleri bilinmektedir.

--------------------------------

EİNSTEİN, ARILAR ÖLÜRSE İNSANLAR DA ÖLÜR DEMİŞTİ... Dünyada en çok Amerika'da arı ölümü görülüyor... Peki ama neden?
Bir bilen Türk'ün yanıtıdır: ARILARI ZORLADIKLARI İÇİN

Yrd. Doç. Dr. Adnan Ünalan, dünyada arı nüfusunda görülen azalmanın küresel ısınmanın etkilerinden ziyade özellikle Amerika'da yetiştirme teknikleriyle ilgili olduğunu iddia etti.

Özellikle kuzey yarımkürede son yıllarda arı nüfusunun yarı yarıya azalması, Einstein'in "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanlığın sadece 4 yıl ömrü kalmış demektir" şeklindeki bilimsel kehanetini yeniden gündeme taşımıştı. Arı nüfusundaki azalmanın nedeni kesin bir sebebe bağlanamamakla birlikte yaygın kanı; arıların küresel ısınma, ekolojik dengenin bozulması, tarım ilaçları, baz istasyonları ve yeni hastalıklardan olumsuz etkilendiği yönünde. Ancak Niğde Üniversitesi Arıcılık Bölümü Öğretim Üyesi Adnan Ünalan, arılar nüfusunun azalmasında en önemli etmenin "arıların üretime fazla zorlanması" olduğunu söyledi. "Arı nüfusunda azalma olduğu kesin ama bu daha çok yetiştirme teknikleriyle alakalı. Yani global ısınmaya bağlandığı gibi değil" diyen Yrd. Doç Dr. Ünalan, "Arı nüfusundaki azalma, kuzey yarımkürede, Amerika'da arıların üretime çok fazla zorlanmasıyla ilgili. Bal arılarının zaten kısa bir yaşam döngüsü var. Bunu da yetiştiricilik, ürün alma adına hor kullandığınız zaman ölümler gerçekleşiyor. Aslında bu, doğal ölüm nedeni" dedi.

Amerika'daki arı ölümlerinin temel nedenlerinden birinin taşımacılık sistemiyle arıların çok uzun mesafelere götürülmeleri olduğunu belirten Ünalan, bunun da arılarda "strese" neden olduğunu söyledi. Doğal dengenin bozulmasının da arı ölümleri üzerindeki etkisine işaret eden Ünalan, ancak temel nedenin bu olmadığını kaydetti. Türkiye'de şu an için arı popülasyonunun azalması yönünde bir sorun olmadığının da altını çizen Ünalan, bunda Türkiye'de arıcılığın "ilkel şartlarda" yapılmasının etkili olduğunu belirtti. Ünalan, "Arılar üretime zorlanmadığı için büyük bir popülasyon kaybı da yaşanmadı. Şu an için Türkiye'de 4 milyonun üzerinde kovan var. Potansiyel olarak Türkiye'nin florası, coğrafyası, ekolojisi arıcılık için çok uygun ama üretim ve kalite artabilir" diye konuştu.

"DOĞA DENGESİNİ KORUR"

Einstein'ın arılarla ilgili kehanetinin hatırlatılması üzerine Yrd. Doç Dr. Adnan Ünalan, "Arıların temel görevi polinasyon. Arıların azalması demek döllenmenin azalması anlamına geliyor. Bu da sistemleri kısa sürede bozabilir, bazı bitki türlerinin kaybolmasına neden olabilir. Ancak yine de Einstein'in söylediği gibi bunun bu kadar kısa sürede olması mümkün değil çünkü doğa dengesini bir şekilde kuruyor. Sistemden bir parçanın çıkması sistemi tümüyle bozmayabilir. Doğa içinde başka bir onarım mekanizması olabilir" dedi.

Balparmak Bal Analiz Laboratuarı Müdürü Aslı Sunay ise, arı kayıplarının birden bire ortaya çıkmadığını, küresel ısınma, kuraklık, yeni ortaya çıkan arı hastalıkları gibi birçok etmenin sonucu olduğunu ifade etti. Türkiye'de arıcılığın bu yıl karanlık bir tablo çizmediğini söyleyen Sunay, "Türkiye'de geçen yıl arı ölümleri bu yıla göre daha vahim durumdaydı. Geçtiğimiz yıl arı ölümlerinin de etkisiyle bal üretiminde ciddi bir düşüş yaşandı. Ama bu yıl hem arı ölümleri hem de bal üretimi anlamında durum daha iyi. Ancak yinede arı kayıpları bazı bölgelerde görülüyor" dedi.

Türkiye'de geçtiğimiz yıl yaşanan kayıplarda da kuraklık, yanlış ana arı seçimi ve arı hastalıkları gibi nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Sunay, "Bölgelere uyumlu olmayan genetik yapıdaki ana arıların, kullanılmasıyla popülasyonların genetik yapısı bozuldu ve popülasyon hastalıklara dirençsiz hale geldi. Bunun neticesinde de ölümler yaşandı" açıklamasında bulundu.

Türkiye'de arı nüfusunun diğer bölgelere göre daha az azalmasının kesinlikle Türkiye'nin lehine çevrilemeyeceğinin altını çizen Aslı Sunay, "Neticede azalma diğer tarım ürünlerinin üretiminin azalması anlamına gelir ancak tüketim azalmadığı için bunu hiçbir zaman avantaja çeviremezsiniz. Ne zaman ki arı nüfusunu eskiden olduğu seviyenin üzerine çıkarırısınız, bunu ihracat potansiyeliyle avantaja çevirebilirsiniz. Ancak azalma sürerken bu mümkün değil. Azalmanın durması ve artışın gerçekleşmesi lazım" dedi.

Türkiye'de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi konusunda ciddi bir politika ortaya koyması gerektiğini kaydeden Sunay, "Bu yöndeki çalışmalar iyi organize olabilmiş ve düzenli değil. Bakanlığın direkt koordine ettiği, Türkiye geneline yayılmış bir çalışma yok. Birlikler, tarım il ve ilçe müdürlükleri bazında lokal çalışmalar görüyoruz. Tarım Bakanlığı, maddi anlamda destek veriyor ama bu desteği sadece vermek yeterli değil. Maddi desteğin yanı sıra bilgilendirme ve desteğin takibi de şart" şeklinde konuştu.
Arıcılık nasıl yapılır? Eğer bu arı yetiştirip bal üretmeye karar verdiyseniz araçlar ve ekipmanlar gibi başlangıç için gerekli olan öğelere sahip olmalısınız. Küçük bir başlangıç için arılarınızın bir kraliçeye, kuluçkalığa, bal konteynırlarına, bal kutularına, kıyafetlere ( şapka, önlükler ve yüzü korumak için tül ), el demirlerine, balı dökmek için kazanlara, manuel veya motorlu körüklere ve balları saklamak için derin dondurucuya ihtiyacınız olacaktır. Bunun yerine büyük bir arı çiftliği de yönetebilirsiniz. Küçük çiftçilerden bal satın alarak bu balları okullara, restoranlara, ailelere, aktarlara ve otellere kendi etiketinizle dağıtabilirsiniz. Küçük çiftçiler genellikle ürünlerini pazarlamak için zamanlarını ve enerjilerini harcamazlar. Daha büyük donanımlarla ve belki 10-20 arası personelle çalışarak geniş çaplı bir pazarlama faaliyeti yürütebilirsiniz.

Ana Arının Önemi Ve Üretimi :

 
 Ana arı yetiştiriciliğinde kullanılan başlatıcı ve bitirici koloniler yeterince güçlü olmalı, bol miktarda
arı sütü salgılayacak genç işçi arı ve polen içermelidir. Polen, genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri için
gerekli besin maddesidir.
 Ana arının ilkbaharla sonbahar arasındaki dönemde yetiştirilebilmesine karşın, en uygun dönem,
nektar ve polen üretiminin en bol olduğu zamandır. Ana arının üretildiği dönemde nektar ve polen
üretiminin yeterli ve dengeli olması; ana arı hücrelerine daha bol arı sütü bırakılmasına ve oğul dönemi
devam ettiği için doğal çoğalma içgüdüsünün değerlendirilmesine neden olur. Ayrıca, bu dönemde erkek
arıların aktif ve bol oluşları iyi bir fırsattır.
 
Ana Arı Üretimi :
 
Ana arı üretimi, üretimle ilgili işlerin sırasıyla ve zamanında yapılmasını
gerektirir. Başlatıcı kolonilerin hazırlanmasından itibaren yumurtlamaya başlayan bir ana arının üretimi
yaklaşık 1 aylık bir zaman gerektirir. Ana arı üretim kapasitesini etkileyen en önemli faktör çiftleştirme
kutularının sayısıdır. Mayıs-Eylül ayları arasındaki üretim döneminde her bir çiftleştirme kutusu için 4-5
adet ana arı üretilebilir. Örneğin 100 adet çiftleştirme kutusuna sahip ticari ana arı üretim işletmesi 1 yılı
kapsayan üretim döneminde 400-500 adet ana arı üretip satabilir. Bu sayıya ulaşabilmek için aşağıda
verilen iş ve işlemlerin aksatılmadan yapılması zorunludur. Ana arı üretimi zor bir iş olmamakla birlikte
plan, program ve ekip çalışması gerektiren bir iştir.
 Damızlıkların Seçimi ve Hazırlanması
 Damızlık olarak kullanılacak ana arılar, ait olduğu ırkın tüm özelliklerini belirgin bir şekilde
göstermeli ve gerekli seleksiyon aşamalarından geçmiş olmalıdırlar. Ticari ana arı üretimi yapan
kuruluşlar, üretimlerini damızlık değeri taşıyan ve nesilleri test edilmiş, tercihen damızlık sertifikası almış
ana arılardan yapmalıdırlar. Sertifikalı damızlık ana arılar, ya yapay tohumlanmış, ya da izole edilmiş
çiftleştirme alanlarında çiftleştirilmiş olmalıdır. Arıcı şartlarında damızlık koloni temin edilemediği
taktirde en basit olarak; ilkbaharda gelişme hızı yüksek, önceki yıllarda en çok balı üreten, oğul vermeyen,
hiçbir zaman hastalığa yakalanmamış, sakin ve uysal mizaçlı koloniler damızlık olarak kullanılabilir.
Damızlık kolonilere, transferden 4-5 gün önce uygun renkte kabartılmış petek verilerek aşılamanın
yapılacağı gün istenen yaşta larva bulunması sağlanır.
Başlatıcı Kolonilerin Hazırlanması
 En az 15 arılı çerçeveye ulaşan iyi gelişme göstermiş koloniler seçilir. Bunların ana arısı, transferden
3-4 gün önce alınıp ana arısız bırakılır. Larva transferinin yapılacağı günün sabahında fazla çerçeveler
çıkartılıp kolonideki arı yoğunluğu artırılır, kolonide üretilen doğal ana arı hücreleri bozulur ve çerçeve
düzenlemesi yapılır. Bu koloniler, üretimde kullanıldığı sürece sürekli şurupla beslenir, genç işçi arı veya
çıkmak üzere olan kapalı yavru ile takviye edilir. Başlatıcı koloni olarak, bol miktarda genç işçi arıların
toplandığı polen ve bal bulunduran 2-3 petekli bir oğul kutusu da kullanılabilir.
Temel Ana Arı Yüksüklerin Hazırlanması
 Teknik ana arı yetiştiriciliğinde larvaların yerleştirileceği temel ana arı hücreleri (yüksük) saf bal
mumundan yapay olarak hazırlanmaktadır. Parlak renkte, kokusuz saf bal mumu çift cidarlı eritme
kabında eritilir. Su içerisinde bekletilerek suya doyurulmuş yüksük kalıbı önce suya sonra erimiş bal
mumuna ve sonra tekrar suya batırılarak elde edilen yüksükler bir çıta üzerine erimiş balmumu yardımıyla
monte edilir. Elde edilen yüksükler 10-11 mm derinlikte ve 9-10 mm çapında olmalıdır. Çıtada 15-20 adet
yüksük bulunur ve bu çıtalardan bir çerçeveye üç adet takılarak bu iş için özel hazırlanmış olan bir
çerçevede 45-60 adet yüksük bulunması sağlanır. Ana arı üretiminde saf balmumundan yapılmış temel
yüksükler kullanıldığı gibi bu amaç için üretilmiş plastik olanlar da kullanılabilir.
Larva Transferi
 Damızlık kovandan, 6-12 saat yaşlı larvalı çerçeve seçilir. Bir fırça yardımı ile arıları kovan içerisine
dökülerek temizlenir. Çerçevenin şiddetle silkelenmesi durumunda günlük balın larva üzerine akmasına
neden olunacağından bu işlemden kaçınılmalıdır.
 Seçilen çerçeve rüzgar ve direkt güneş ışınlarından korunarak kısa sürede aşılama yerine (transfer
odasına) getirilir. Transfer odası kovan içi şartlarına benzer olarak 30-33 oC ısı ve % 60-70 nem
içermelidir. Uygun yaşlı larvalar, hücrelerden transfer kaşıkçığı yardımıyla alınır ve önceden hazırlanmış
olan yapay yüksüklere yerleştirilir. Bu işlemi yaparken dikkat edilecek en önemli husus, larvanın
zedelenmeden alınıp yüksüğe bırakılmasıdır.
 Larva transferi zor bir işlem gibi görülse de bu konuda çalışan kişiler zamanla tecrübe kazanarak bu
işlemi kolaylıkla yapabilirler. Böylece hem larva tutma oranlarında artış sağlarlar hem de belirli bir sürede
daha çok sayıda aşılama yapma melekesi kazanırlar. Ayrıca, özellikle başlatıcı kolonilerin ilk kullanım
dönemlerinde, yapay yüksüklerin bu kolonilerde bir gün süreyle bekletilmesi ve aşılama öncesi
yüksüklere sulandırılmış taze arı sütü uygulaması tutma oranlarını olumlu yönde etkilemektedir
Aşılı Yüksüklerin Başlatıcı Kolonilere Verilmesi
 Bir başlatıcı koloniye verilecek 45-60 adet larva transferi tamamlandığında aşılı yüksükler
bekletilmeden başlatıcı kolonilere verilir. Larva transferinden 4-5 gün önce ana arısı alınmış ve birkaç saat
önce de çerçeve düzenlemesi yapılmış başlatıcı kolonide, larva transfer edilen çerçeve, bir yanında açık
yavrulu diğer yanında polenli iki çerçeve arasında koloninin ortasına verilir. Başlatıcı kolonideki diğer
açık yavrulu petekler transfer edilen larvaların daha iyi bakılabilmesi için çıkartılmış olmalıdır. Bu
kolonideki polenli petekler genç işçi arıların arı sütü üretebilmeleri, açık yavrulu petek de genç işçi
arıların larva transferi yapılan çerçevenin koyulduğu yere toplanmaları için gereklidir. Başlatıcı kolonideki
diğer çerçeveler ise kapalı yavrulu, ballı ve polenli olmalıdır. Sürekli üretimlerde her larva transferinden
önce bu düzen sağlanmalıdır.
Bitirici Kolonilerin Hazırlanması ve Kullanılması
 Aşılı yüksükler, çiftleştirme kolonilerine dağıtılacağı güne kadar başlatıcı kolonilerde tutulabilirler.
Ancak bu, büyük çapta üretim yapılan işletmelerde ekonomik olmayacağı gibi uzun süreli kullanımlarda
yetiştirilen ana arının kalitesini de olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle sürekli ana arı üretimi için
başlatıcı kolonilerde kabulü sağlanan ana arı hücreleri, başlatıcı koloniye verilişinden 1-2 gün sonra, ana
arısı ızgara ile kuluçkalığa hapsedilmiş 16-18 arılı çerçeveli güçlü kolonilerin üst katına aktarılır. Bu katta
ballı, bol miktarda genç işçi arı, polenli ve kapalı yavrulu çerçeveler bulunmalıdır. Her hafta alt katla üst
kat arasında düzen sağlama açısından çerçeve değiştirmesi yapılmalıdır. Başlangıç kolonisinde bitirici
koloniye aktarılan transfer çerçevesinin yerine yenisi konur ve üretim süreklilik kazanır. Bitirici kolonilere
aktarılan larvaların bu dönemden sonraki beslenme ve bakımları bu kolonilerde sağlanır.
Çiftleştirme Kutularının Hazırlanması ve Kullanılması
 Transferden sonraki 10. günde kapalı durumdaki ana arı hücreleri bulundukları çıtalardan ayrılarak 1
gün önceden hazırlanmış çiftleştirme kolonilere dağıtılırlar. Çiftleştirme kolonilerinin oluşumunda farklı
kovan tipleri kullanılmaktadır. Bunlar standart kovanların üçe-dörde bölünmüş olanları veya ahşap ya da
tecritli malzemeden yapılan küçük çiftleştirme kutularıdır.
1. Çevreyi tanıma ve çiftleşme uçuşundan dönen ana arıların kendi kutularına dönebilmeleri için
bu kutuların giriş delikleri farklı yönlere bakmalı ve geniş bir alana yerleştirilmelidirler. Ana arıya
işaret olması yönünden çiftleştirme kutularının ön tarafları farklı şekillerde farklı renklerle boyanır.
Üretim sezonunun başlangıcında oluşturulan bu çiftleştirme kolonilerinin sürekliliği her bir ana
arının ürettiği yavrularla sağlanır ve böylece bütün sezon boyunca kullanılabilirler.
Ana arısız kolonilere ana arı verilmesi:
 Kovana yumurtlayan ana arı vermede ki esas kural koloni ile ana arının karşılıklı olarak birbirini kabul
etmelerini sağlamaktır. Bunun için ana arı ile işçi arıların teması oldukça yavaş olmalı, işçi arılardan besin
istemesi için aç bırakılmalı ve kokusunun kovan kokusu ile aynı oluncaya değin kapalı kalması
sağlanmalıdır. Alıştırma kafesleri bu amaçla kullanılan önemli bir ekipmandır. Kafes koloninin bulunduğu
alanın ortalarında bir yerde iki çerçeve arasına 45 derece meyille çıkış deliği ve tel kafes tarafı üste
gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Kafes içerisinde ana arı verildiğinde kafeste bakıcı işçi arıların
bulunmamasına dikkat edilmelidir. Özellikle ana arı üreticilerinden alınan ana arıların taşıma sırasında
bakımı için içerisine konulan işçi arılar kafesten çıkarılmalıdır. Çünkü sayıları az da olsa ana arı yanında
bulunan işçi arılar onun farklı bir koloni olduğu izlenimini vereceğinden diğer arılar tarafından ihmal
edilebilir hatta bakılmayarak ölüme terk edilebilir. Kafesin çıkış deliği ana arı konulmadan önce
şekerleme tıkacı veya plastik bir kapakla kapatılmalıdır. Şekerleme tıkacı sertlik derecesine göre 1-3 gün
içerisinde ana arının kendiliğinden serbest kalmasını sağlar. Sertlik derecesi ve şekerlemenin miktarı ana
arının zor veya kolay kabul edilme olasılığına göre ayarlanabilir. Plastik kapak kullanıldığında arıların
çıkışı açmaları olanaksız olduğundan 1-2 gün sonra arıcı tarafından kovan açılır ve işçi arılar ile ana arının
ilişkisi kurulmuş ise kafese dokunulmadan plastik kapak alınır. Kafesin alınması ise birkaç gün sonra
yapılmalıdır. Ana arı verme sırasında yapılacak bütün çalışmalarda fazla duman kullanılması kabul edilme
oranını azalttığından kovanı açmadan 1-2 dakika önce uçuş deliğinden az miktarda yumuşak duman
verilmelidir.
 Ana arıların kovana kabul oranları ana arı ile kovanın içinde bulunduğu koşullara göre değişim
göstermektedir. Özellikle mevsimin etkisi belirgin olarak hissedilir. Örneğin ilkbahar ve sonbaharda ana
kabul oranları yaz mevsimine göre oldukça kolaydır. Bu nedenle yazın analandırma yapılmasının zorunlu
olduğu durumlarda ana arı önce standart çerçeveli ruşete verilmeli daha sonra anasız koloni ile bu ruşet
birleştirilmelidir. 
 Ana arı değiştirme işleminde başarı oranı yapılacak uygulamalarda işçi arıların ana arı materyaline
karşı şiddetli istekleri göz önüne alındığı ölçüde yükselir. Bu konuda bilinmesi gereken temel esaslar
şunlardır;
 1. Ana arısı değiştirilecek koloni birkaç dakikadan fazla anasız bırakılmamalıdır. Yani önceki ana arı
alınır alınmaz yeni bir ana arı verilmelidir. Bu süre uzadıkça başarısızlık artacaktır.
 2. Ana arı kafeste yalnız olmalıdır. Ana arı ile gelen yabancı işçi arıların kokusu kovandaki arıları
alarma geçirecek ve ana arı kazandırmayı güçleştirecektir.
 3. Ana arı kafesi birkaç saat içerisinde ana arıyı serbest bırakacak şekilde düzenlenmeli ve sorun
yaratabilecek arıcı müdahalelerine gerek bırakılmamalıdır.
 4. Ana arı kafesinin yapımında kullanılan tel kafes işçi arıların ana arıyı beslemelerine ve yalamalarına
izin vermelidir. Delikler işçi arıların geçemeyeceği ölçüde fakat olabildiğince büyük olmalıdır.
 5. Kafes içerisinde çıkış deliğini tıkayan sert şekerleme tıkacından başka ana arı için herhangi bir besin
bulunmamalıdır. Çünkü çiftleşmiş bir ana arı için en ideal besin şans verilirse işçi arılar tarafından ona
verilecek taze arı sütüdür.
 6. Kafes bakıcı arıların yoğun olarak toplandığı genç kuluçka alanında tercihen genç larva içeren iki
çerçeve arasında verilmelidir.
 7. Kafes ana arıdan işçi arılara materyal geçişini engelliyor veya azaltıyorsa işçi arıların hemen ana arı
gözü yaptıkları görülür. Bu durum dikkate alınmamalı ve müdahele edilmemelidir. Çünkü ana arı kafesten
çıkıp bütün arılara yetecek kadar materyal verdiğinde bu gözler işçi arılar tarafından ihmal edilecektir.
 8. Ana arı verildikten sonra koloni en az dört gün kendi haline bırakılmalıdır. Aksi halde ana arıyı
kabul zorlaşacak ve hatta etrafında toplanıp onu boğabileceklerdir.
 Ana değişiminde uygulanan bir diğer yöntemde kovanın yanına 5 çerçeveli bir ruşet yerleştirilir ve
esas kovandan alınan bir adet arılı ve bir adet çıkmak üzere kuluçka bulunan çerçeve ruşet içine konur.
Kovandan alınan 2-3 kuluçka çerçevesi hafifçe silkilerek tarlacı arılar uzaklaştırıldıktan sonra üzerinde
kalan genç arılar ruşete silkilir ve çerçeveler kovana yerleştirilir. Ortaya ana arının yumurtlaması için
kabartılmış boş bir petek konulduktan sonra kafes içerisinde yumurtlayan genç bir ana arı verilir. Bir hafta
sonra ruşet açılarak kontrol edilir. Ana arı yumurtlamış ise esas kovanın anası bulunarak alınır ve ortada
iki çerçevelik yer açılır. Kovan ve ruşetteki arılar üzerine ince zerreler halinde tercihen kokulu su
püskürtülür. Ruşetteki kuluçkalı iki çerçeve ana arı ile birlikte alınarak kovanda açılan boşluğa
yerleştirilir. Kovan kapatılır ve ruşette kalan arılar kovanın önüne silkelendikten sonra hafif duman
verilerek kovana girmeleri sağlanır.
 Ana arısız kovanlara hazır döllü ana arı verilmesi zaman kazanma açısından öncelikle başvurulması
gereken bir yöntemdir. Bu yöntemde bölgesel koşullara uygun ırk ve ekotipten ana arılar seçilmeli ve
yetiştirilmede gerekli koşulların sağlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Hazır ana arı ana arı kabulünde en
geçerli yöntem olmakla beraber her zaman elverişli hazır bir ana arı bulmak olası olmayabilir. Bu
durumda herhangi bir kovandan alınacak çok sayıda kapalı ana arı memesi bulunan çerçeve arısız olarak
kovana verilebilir. Kesilerek elde edilen tek memeler zedelenmiş olabileceğinden ve arılara verimli olan
bir ana arıyı seçme olanağı tanımadığından zorunlu kalınmadıkça uygulanmamalıdır. Kapalı meme
olmadığı durumlarda son çare olarak uygulanacak yöntem yumurtalı çerçeve verilerek ana arı gözü
yapılmasının sağlanmasıdır. Ancak bu yöntemde arılar öncelikle 1-2 günlük işçi arı larvalarından daha
düşük verimli ana arı üretimi yapacaklarından bu sakıncayı ortadan kaldırmak için çerçeve verildikten beş
gün sonra meme kontrolü yapılarak kapatılmış memeler imha edilmelidir. Bu uygulamadan sonra
bırakılan açık ana arı yüksüklerinde üretilen bütün ana arı larvaları yumurtadan çıktıkları andan itibaren
ana arı olmak üzere özenle yetiştirildiklerinden yüksek verimli olacaklardır.
Ana Arının Önemi Ve Üretimi :
 Çiftleşme sonrası yumurtlamaya başlayan ana arı, ilk işçi arı yavru gözleri kapanana kadar 2-3
haftalık süre ile çiftleştirme kolonisinde yumurtlamaya devam ettirilir. Bu süre sonunda ana arılar satılarak
bunların yerine çıkmak üzere olan yeni ana arı hücreleri verilir. Ana arı hücrelerinin bulundukları
çıtalardan alınmasında ve dağıtılmasında dikkatli davranılmalı, hücreler bu işlemler sırasında çıtadaki
konumunda dağıtılmalı ve ters çevrilmemelidir. Ana arı hücrelerinin çiftleştirme kolonilerine verilmesinin
ardından, transfer edilen larvanın yaşına bağlı olarak 2-3 gün sonra ana arılar çıkar. Ana arı hücrelerinin 
çiftleştirme kolonilerine verilişinden 4-5 gün sonra yapılacak kontrollerde ana arı çıkmayan hücreler ya da
işçi arılarca bozulmuş hücreler görülebilir. Bu durumda yeni hücreler verilmelidir.
Ana Arıların Çiftleşmesi
 Çiftleşme kutularında çıkışlarını gerçekleştiren ana arılar 2-3 günlük olduklarında çevreyi tanıma
uçuşu yaparlar ve daha sonraki 2-3 gün içinde de çiftleşme uçuşuna çıkarlar. Çiftleşme "Erkek Arı
Toplanma Alanı" olarak adlandırılan özel bir alanda, havada 10-30 metre yükseklikte uçarken gerçekleşir.
Erkek Arı Toplanma Alanına ulaşan ana arı salgıladığı seks feromonu ve görme yoluyla erkek arılarca
keşfedilir. Sayısı, 6-20 arasında değişebilen erkek arı ile çiftleşen ana arı kendi kolonisine (çiftleşme
kutusuna) dönerek 3-5 gün sonra yumurtlamaya başlar. Ana arıyla çiftleşen erkek arılar çiftleşme sonrası
ölürler. Ana arı, erkek arı toplanma bölgesinde yeterli sayıda erkek arı bulunmayışı ve olumsuz iklim
şartları altında yeterli sayıda erkek arı ile çiftleşemezse aynı günde veya takip eden günlerde 1-2 kez daha
çiftleşme uçuşuna çıkabilir.
 Çıkıştan itibaren 20 gün içinde çiftleşmeyen ana arılar çiftleşme isteğini kaybederek dölsüz yumurta
yumurtlamaya başlarlar ki artık bundan sonra çiftleşme gerçekleşmez. Çiftleşmenin kontrol altına
alınması, ya en az 8-10 km yarı çaplı izole bölgeler ya da yapay tohumlama ile sağlanır.
Ana Arıların Yapay Tohumlanması
 Ana arıların yapay tohumlanması zor bir işlem olmamakla birlikte, yetenek ve tecrübe isteyen bir iştir.
Teknik arıcılıkta, yapay tohumlama yapılabilmektedir. Bu uygulamada, damızlık değer taşıma gibi özel
öneme sahip kolonilere ait erkek arılardan toplanan spermler laboratuar ortamında, yapay dölleme cihazı
ile mikroskop altında özel bir amaç için yetiştirilen ana arıya enjekte edilir. Ana arıların yapay
tohumlanması zor bir işlem olmamakla birlikte, yetenek ve tecrübe isteyen bir iştir. Bu uygulama üretim
materyali olarak kullanılacak ana arı üretiminden ziyade araştırma ve ıslah çalışmalarında saf ırk ya da
hibrit elde etmede çiftleşmenin kontrol altında alınması amacıyla yapılmaktadır.
Ana Arıların Üretim Kolonilerine Verilmesi
 Çiftleştirme kutularında yumurtlamaya başlayan ana arıların buralardan alınıp satılması veya başka
yolla değerlendirilmesi sürekli üretimlerde bir zorunluluktur. Yumurtlayan ana arıların diğer kolonilere
verilmesinde en önemli işlem, öncelikle koloninin hazır hale getirilmesidir. Bunun için ana arının
verileceği kolonide döllü veya dölsüz ana arı ya da ana arı hücresi bulunmamalıdır.
Ana arının verileceği kolonideki eski ana arı imha edildikten bir gün sonra ana arının bulunduğu kafes
yavrulu iki çerçeve arasına havalandırma ve besleme delikleri ön ve arka tarafa bakacak şekilde
yerleştirilir. Ertesi gün kek haznesinin bulunduğu taraftaki çıkış deliği açılarak arıların keki yiyerek ana
arıyı çıkarmaları sağlanır. Bundan sonra kovan açılıp fazlaca kurcalanmamalı, ancak 2-3 gün sonra ana arı
ve yumurta kontrolü yapılmalıdır. 
 Teknik arıcılıkta yumurtlayan hazır ana arı kullanılması ana arı kayıplarında ya da yapay oğullara ana
arı kazandırılmasında önemli avantajlar sağlar. Ana arıların yumurtlamaya başlamalarında 25-30 gün gibi
zaman kazanılması, koloninin kendisinin çıkardığı ana arının çiftleşememesi riskini ortadan kaldırması ve
orijini belli materyal kazanılmış olması bu avantajlardan bazılarıdır. Ancak, önemli avantajlarına rağmen
arıcılarımız arasında hazır ana arı kullanma alışkanlığı yeterince yaygın değildir.
C-Bal
 Bal, Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı Bal Tebliğinde "Bal; bal arılarının çiçek nektarlarını, bitkilerin
veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendine özgü maddelerle
karıştırarak değişikliğe uğratıp, bal peteklerine depoladıkları tatlı madde" olarak tanımlanmıştır.
1-Balın Bileşimini Oluşturan Maddeler:
MADDE ALT SINIF %
Su 17.20
Şekerler 79.59
 Früktoz (Meyve Şekeri) 38.19
 Glikoz(Üzüm Şekeri) 31.28
 Sakkaroz (Çay Şekeri) 1.31
 Maltoz (Disakkaritler) 7.31
 Yüksek Şekerler 1.50
Asitler 0.57
Protein 0.26
Kül 0.17
İz Elementler 2.21
 Pigmentler
 Tat ve Aroma Maddeleri
 Şeker Alkolleri
 Teninler
 Enzimler
 Vitaminler
Ballara Ait Diğer Özellikler
Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı
Balı Karışımı
Fırıncılık Balı
Nem (en fazla) % 20 % 20 % 20 % 23
% 25
Püren
(Calluna)
kaynaklı
fırıncılık
ballarında
% 23
Püren (Calluna) ballarında
Sakaroz
(en fazla)
5 g/100 g 5 g/100 g 5 g/100 g 5 g/100 g
10g/100g
 
(Yalancı akasya (Robina
psedoacacia)
Adi yonca (Medicago sativa)
Menzies Banksia (Banksia
10g/100g
(Kızıl çam (Pinus
brutia) ve Fıstık
çamlarından (Pinus
pinea)
Arı Beslemesi

Her canlı gibi arılar da yaşam sürekliliği için besine ihtiyaç duyarlar. Doğanın bir bağışı olarak arılar temel besin ihtiyaçlarını; nektar (bal özü), salgı (basra) ve polenden karşılarlar. Ancak kimi zaman bu besin kaynaklarının yeterli olmadığı durumlarda teknik arıcılığın gereği olarak arıların beslenmesi gerekir. Genel olarak, koloniler erken ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde beslemeye ihtiyaç duyarlar. İlkbahar beslemesi 1/1’lik şeker şurubu (1 ölçek su ve 1 ölçek şeker) ile yapılırken sonbahar beslemesi 1/2’lik şeker şurubu (1 ölçek su ve 2 ölçek şeker) ile yapılır. Erken ilkbahar döneminde yapılan beslemedeki amaç; bu dönemde nektar kaynakları sınırlı olduğundan koloni ihtiyacının karşılanması ve ana arının yumurtlamaya teşvik edilmesidir. Bu dönemde yapılan şeker şurubu beslemesi koloninin hızlı gelişmesine büyük katkıda bulunur. Sonbahar beslemesi ise, arıların kış ihtiyacı için kolonide yeterli besinin bulundurulması için yapılır. Şeker şurubu veya bal yanında koloninin diğer önemli besin ihtiyacı polendir. Kolonide yeterli polen yoksa; koloni gelişemez, yavrular beslenemez ve işçi arılar arı sütü salgılayamazlar. Bu nedenle kolonilerde her dönemde yeterli polen stoku bulunmalıdır. Doğada polen kaynaklarının kıt olduğu dönemlerde (genellikle erken ilkbahar ve sonbaharda) polen ihtiyacının takviye edilmesi ve karşılanması yönüyle, KEK ile besleme yapılır.


İLGİLİ MAKALELER

ÜCRETSİZ KPSS VİDEO DERSLER, TESTLER BURADA TIKLAYINIZ

BENZER KONULARI SİTE İÇİNDE ARAYIN






  • SİTE İÇİ ARAMA
  • Kariyerdersleri.com
  • KATEGORİLER
  • HAKKIMIZDA
Ramazan Ayının bereketi hanenize, hoşgörüsü gönüllerinize, sabrı ruhunuza dolsun; hoşgeldin on bir ayın sultanı Ya Şehr-i Ramazan
KPSS MATEMATİK KPSS GEOMETRİ KPSS VATANDAŞLIK KPSS TÜRKÇE KPSS TARİH KPSS COĞRAFYA
İNGİLİZCE ALMANCA İTALYANCA KARİYER OYUN BİLGİSAYAR YAZILIM BİLGİSAYAR NETWORK
BİLGİSAYAR DONANIM BİLİŞİM TERİMLERİ CİLT VE CİLT BAKIMI HASTALIKLARIMIZ İNSAN VÜCUDU NEDİR